Psikoterapide Tavsiye

Psikoterapide Tavsiye

Şunu şöyle yap, bunu böyle yap, bunun doğrusu, çözümü budur… Bu cümleleri ne çok duydunuz değil mi şimdiye kadar? Bazen tavsiye almak bizi çaresizlik duygumuzdan kurtaracakmış gibi görünürken, sorumluluk almaktan da kolayca kaçabilmemizi sağlar.

Aslında tavsiye almak bir yara bandına benzetilebilir. Yaramızı iyileştirmez, sadece geçiştirir. Kendi kararlarımızı verip, özgür irademizi kullanmak hakkımızdır. Terapist tavsiyelerle bireyin bu hakkının önüne geçemez.

Çoğu zaman yanlış yapmaktan korkulur, verilen kararların arkasında durup duru olamayacağı konusunda kaygılar yaşanır. Çaresizlik, kararsızlık ve bıkkınlık gibi olumsuz duygulardan dolayı çabuk ve garanti çözüm yolları aramaya başvurulur.

Ancak tüm bu duygular yaşanırken tavsiye vermek danışanın kendini keşfetme yolculuğunun önüne engel koymaktan başka bir şey olmayacaktır. Terapist sizin ne istediğinizi anlamak için sizi dinler. Sorularınızın cevapları sizdedir, ne istediğinizi terapist size söyleyemez.

“Saklanmak bir eğlencedir ancak hiç bulunmamak bir felakettir.” Terapist size yönelttiği sorular aracılığıyla bu felaketi önleme çabasındadır.

Nihayetinde yol sizin yolunuzdur. Bu yolu siz kendiniz çözersiniz. Terapist ise bu yolda size ışık tutar, refakat eder.